21 Kasım 2014 Cuma

Yakışıklı, Bir Adım Öne Çık - Bölüm 3

  • Ve iki ay sonra yine Antalya otogarı.
    Kasımın son günü pazar sabahı Antalya’dan Ankara’ya yola çıkıyorum.
    Biletimi bugün aldım g… akdeniz seyahat tekli koltuk 50 tl 
    yazıhaneki beyaz saçlı adam bay yazdı bilete isim alayım dedi sonra, söyledim
    k.. ismi bu dedi. Öyle yazmışlar ne yapayım dedim. neyse fark etmez tekli koltuktasın. 
    Kusura bakma sorduğum için kardeş dedi.  Sorun değil abi.
    Ne için gittiğimi merak ediyor musunuz hıı? Çok hayırlı iş için tabii ki dostlarım.
    Bu altıncı seferim güneyden kuzeye şehirden şehire 518 Km  8 saat 29 dakika
    kendimi tatlı tatlı seveyim diye her gün yani bedenimi
    Başkentin bu sene dört mevsimini de gördüm. Soğuk bir Mart günüydü, Anıtkabiri ziyaret ettim en çok  da ona seviniyorum. Atatürk’ün mozolesinin önünde gözyaşları içindeydim duygusal adam ne olacak
    Geçtiğimiz pazartesi sabahı müjdeli haberi aldım. 
    Davamı ilgilendiren bir konu için doktoru aramıştım. Tabii kurulu da sordum.
    Doktorum 1 Aralıkta’ki kurula geliyorsun dedi. Peki mahkeme yazısı geldi mi?
    Yazının cevabını heyetten sonra mahkemeye göndericez
    Uzun zaman beklersin de hayalin gerçekleşir  ve ne yapacağını bilemezsin ya öyle kaldım bir an. Oğlum nihayet dedim dizlerimin bağı çözüldü o gün mucizenin tarihi olarak kayda alındı
    378 gün sonra kurul 18 Kasım 2013 ve 01 Aralık 2014
    Aralık ayının son haftası 4. duruşmam var ve bu kez hakimin elinde heyet raporum olsun.
    Siz siz olun ilk kurul kesinleşmeden dava açmayın dostlarım.
    Şöyle bir düşündüm de ben, hayatı boyunca idare edilen biri oldum.
    İlkokuldan üniversiteye kadar notlarım çok mükemmel değildi. İçe kapanıktım başımı yerden kaldırmaz sırtım kambur gezerdim. Fark edilmemek için elimden geleni yapardım ki beni fark eden olursa duyacağım cümle belliydi:
    Sen kız mısın erkek misin? Bi hançeri alıp karnıma saplamakla aynı duyguydu bu cümle bana.
    Hele o belirginleşen kadın bedeni her gece kabusumdu. neyseki genetik mi bilmem belli bir yaştan sonra ergenlik sona erdi. Boy göğüs vs aynı kaldı dualarım kabul olmuştu sanki.
    görünmez olabilirdim bol tişört kazak ya da gömlekle... Kopçalı o şeylere ihtiyaç duymadım hiç ve üniversite sonrası turizm, gençlik yıllarım. neye benzediğimden çok işime baksınlar diye ne çok çalışırdım Tanrım, görüyordun. 
    "Amannnn o da böyle ne kız ne de erkek idare edeceğiz artık", sözlerini birebir duymasan da görüyor hissediyordum ve  diğerlerinden daha çok çalışıyordum
    Sanki bi eksikliğim varmışcasına onu telafi ediyordum aklımca.
    Sonra öğrendim ki trans erkek arkadaşlarımla konuşunca onlarda bu eksiklik halini yaşamışlar. İki üç kişinin işini yapmak sanki boynumuzun borcu…
    şimdiyse erken emekliyim. yetim bir k... çocuğuyum devlete göre.
    birkaç yıl sonra özgür bir erkek olacağım hep beraber yaşayıp görmek umuduyla dostlarım.
    sevgiler her birinize...

    mehmet toker
     

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ankara özlenirmiş

selamlar arkadaşlar; antalya ve ankaranın ağustos ayı şimdi nasıl, bilenler ses etsin bana.  yukardaki fotoğraf kızılayda çekildi...