14 Kasım 2014 Cuma

Keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım



Didem madak
Keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım
İris'in Ölümü şiirinden

Dün öğle vakti güneşin tatlılığından deli rüzgarla sarhoş bi meydandayım, şehrin göbeğinde bir avm önünde. Kulağımda Ahmet Özhan’dan ömrümüzün baharı seninle geçsin çalıyordu
Gülümsüyordum sen karşımdaydın.  Yanımdan insanlar geçiyor bize de geçsin o mutluluk diye yalvaran gözlerle bana bakıyorlardı.
Sanki seni bekliyordum gelecektin sarılacaktım sana ve senle uzun uzun bakışacaktık.
Kokunu içime çekip hoş geldin g… im diyecektim.
İşte bu hayalle öyle mutluydum ki gerçeği ayağımı yerden nasıl keser sen düşün bebeğim.
İşte tam da şairin dizesini fısıldarım o an:
Keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım

Ve semtinizdeki parkta oturup:" parktayım seni bekliyorum " mesajıyla uçar adım koşacaksın yanıma.
aşka salınmış bi kalbim var 
süslenmiş püslenmiş alı al moru mor gökkuşağına gelmiş,
süzülür gül bahçelerinde güzel günlerin hayali 
şarkı belki, belki şiir şu cümle içimden geçen :

Yaşamak istiyorum, seninle. 

ps: neden  mi avm deydim? sırf seninle aynı kitabı okuyayım isteğiyle kitabevine gelmiştim ve iki kitap aldım ordan. biri okuduğun diğeri okuyacağın. akşam okuduğun kitaptan bi hikayeye göz attım: Esenler Otogarı, kitabın son hikayesi... ben de bir yılda 5 -6 defa ankaraya gittim geldim ve  iki otogar gördüm de böyle bi gözlemde bulunmadım.ortama dikkat edeceğim artık.
sevgiler dostlar.

mehmet toker 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder