3 Nisan 2016 Pazar

nisan ayı, oldu da bitti maşallah umudu

gönüllerin prensinden selamlar;

30 mart çarşamba
öğle vakti bir değişiklik istedi canım, makineyle çene ve bıyığı bırakıp sakalları incelttim. yüzüm daha zayıf göründü. e tabii daha temiz bir yüz de cabası... 
sustanonun 21. gününe doğru iştah artıyor libido düşüyor psikolojim alt üst oluyor. 
dalgınlık unutkanlık ve bir şey yapmama hali tavan...
sesim genzime soba dumanı kaçmış gibi bazen kısılıp kalıyor. yüksek sesle konuştuğumdaysa çatlıyor.

 31 mart perşembe sabahı akdeniz üniversitesi tıp fakültesindeydim. ekranda kimlik ismim göründü. kapı kilitli tutuluyor, görevli kadınla konuşma:
 kapıyı açar mısınız? bana tepeden aşağı baktı 
hasta nerde? - benim. siz  misiniz? evet. tamam açayım
bugün dr ali bey ve ceren hanım varmış. mustafa hoca yokmuş.

hazırladığım dosyada mahkeme kararı ve hacettepe ameliyat olabilir raporu vardı.
hocamla görüşeyim yalnız bir saat sonra seni çağırırım dışarda bekle.
kameranın bozuk olduğunu biliyorum, hiç o konuyu açmadı doktor
bekledim ve sonuç, bizim kameramız bozuk.
ne zaman olur? bir ay sonra burayı ara. istersen başka yerde yaptır.
tabii nerde istersem olabilirim iznim var şükür dedim içimden.
zaten sabah erken kalkmış geceden kabuslarla başım fenaydı. hastanede ilgi sıfır elde de var sıfır... içimdeki ses beni bir kez daha yanıltmadı.

izmirden bir arkadaş orda olmazsa burda ameliyatını ol ben refakatçi olurum dedi.
cumartesi öğleden sonra konuşabildik onunla. tahminlerim doğruymuş,şöyle ki:
gündüzleri çalışıyorum geceleri refakatçi kalırım yanında. iki gün sonra taburcusun evine dönersin. histerektomi oluyorum ve yola çıkıyorum. vay arkadaş ben bunu göze alamam dedim kendisine.
benim bünyem hassas alerjim var, geçen yıl ankarada göğüs ameliyatı oldum bir hafta arkadaşın evinde kaldım baktı bana sağ olsun. ama ben edirnede göğüs ameliyatı oldum iki gün sonra izmirdeydim. o zaman  ben seni kendim gibi sandım. sen pimpirikliymişsin.
yani ben tedbirli lafını tercih ederim. yolda kanama oldu ağırlaştım mesela kim sorumlusu bunun,ben tabii ki... arkadaşın evinde kalırsın 3 - 4 gün. o müsait olmazsa hastanenin özel odasında 3 gün parasını verip kalırsın, 30 - 40 lira bir şey geceliği... 
düşündüğün için sağ ol **** araştırma hastanesinde kapalı rahim ameliyatı yapan doktor varmış,ondan randevu almaya çalışıyorum. ege üniversitesi bir ay sonraya ameliyat günü verir. o da beni tanıdıkları için, iki yıl git gel, sürecimi orda tamamladım.
peki, ameliyat öncesi hazırlık,kan verilmesi anestezi vs nasıl olacak? birkaç gün önce gelirsin o sorun değil. özetle en az bir hafta izmirde kalmam lazım ve yedi saat yol yapmayı da hesaba katıyorum.
01 nisan cuma günü sağlık ocağının tartısı 63 kiloyu gösterdi. ameliyat tarihi belli olsa spora gideceğim. ter atıp yağlardan kurtulmak ne iyi olur di mi ama...
02 nisan cumartesi
denize karşı olmasa da deniz gören bir kafede t arkadaşlarla buluştuk. birebir tanıdığım dört kişi vardı. diğerleri sürece başlamamış karar aşamasındalar haliyle kafada deli sorular. burda anladığım kadarıyla olmuyor, ankarada başlasam bu işe. 
kimi altı ayda hormona başlarsın diyor kimi önce çevreni araştır 
hacettepede belli bir süre yok kişiye bağlı kurula çıkma zamanı. psikolojik test yapıyorlar ben bir yıl sonra hormona başladım mesela.
altı yıllık ilişkimde sevgilim sen yeter ki ameliyat olma böyle kal değişme aynı evde kalalım bir ömür demiş. sen değişirsen aileme ne derim, abilerim beni öldürür
ayrılmışlar ve şimdi o kadın başka biriyle birlikteymiş.
herkesi dinledim başkasına göre yaşayacak yaşı, yaş da değil aslında kafayı çoktan geçtim ben. sekiz sene beraber olduğum sevgilim geçen yıl gitti evlendi
benim de altı yıldır süregelen ilişkim var. ben ona sürece başlarken söyledim.
zor bir yola giriyorum, ameliyatlar hormon vs. beni seviyorsan yanımda kalırsın iyi günde kötü günde. yapamam diyorsan sen bilirsin şimdi ayrılalım.
yanındayım dedi kız arkadaşım. o gün yapamam bitsin deseydi hayırlısı buymuş derdim.
kimliği alayım ailesinden isteyeceğim beni bugünlere gelmemde çok büyük emeği olan sevgilimi o olmasaydı ben yapamazdım. doğru dürüst işte çalışamıyorum bu kimlikle.
açılmak: kilit cümle
ben de kadın olmak istiyorum ilaç tedavisi olur hacı hoca olur 
yeter ki ruhumla bedenim bütün yaşayayım. ama kadın hissetmiyorum erkeğim ben.
sustular ve anladılar ruh ve beden farklılığının zorluğunu.
geçen yıl nisan ayında o arkadaş annem kolit ameliyatı olduğunda *** hastaneye gelmişti. bir yılda çok değişmiş ailesine bu şekilde açılan arkadaş. ağustosta hormona başlamış. 
yüzüm zayıfladı,tombul yanaklarım vardı eskiden. kıllarda arttı bacaklarımda, kollarım yeni yeni... sakallar iyi çıktı ama. anneme dedim o da sürece başladı hormon alıyor sakalları çıktı, ama hiç belli değildi bu işe başlayacağı. görsen hiç benzemiyor geçen seneki haline dedim. bunları duyunca mutlu oluyorum dedi arkadaş.
diğer arkadaşla aynı avukatla farklı hakimlerle dava açmışlar.
transseksüel yapıdadır raporuyla ameliyat iznimi alırım hakim çok bilgili değil cinsiyet istemli kimlik davasında. 
benim hakim hastanenin verdiği aldığı ilaçlar nedeniyle üremeden yoksundur raporuyla ameliyat izni verdi.
Akdeniz üniversitesindeki doktor da sen istediğin kadar hormon kullan bıraktığın an hamile kalırsın dedi.o raporu verirler mi bilmiyorum.
madde 40 üremeden sürekli biçimde yoksun olmak
şartını ısrarla arıyor çoğu hakim
yani: davacı 18 yaşını bitirmiş bekar transseksüel yapıda üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olduğum nedenli davacıya cinsiyet değiştirme ameliyatı olmasına izin verilmesi...
tabii ki burda mahkemenin inisiyatifi söz konusu... prosedür ara kararla ameliyat olursun sonra kimliğini alırsın. yok artık öyle bir şey...
2004 yılında üremeden sürekli biçimde yoksun olmak şartı getirilmiş sanırım
transseksüel yapıda olmak yeterliymiş... 
bir sıkıntı daha var çoğu hastane rapor mahkeme kararı da olsa bu ameliyatları yapmak istemiyor.
her ne kadar ameliyatlarımız SGK kapsamında olsa da... ek külfet olarak görüyorlar
biyolojik kadınların tüplerini bile bağlamıyorlarmış kolay kolay.
kürtaja karşı bir ülke çok çocuk ister ailelerden, adını hatırlayamadım şimdi affınıza sığınıyorum.
öncelikler:
hayatınızdaki önceliğiniz okul mu iş mi sevgili aile mi... kararını ona göre ver.
yok ben okula gidince ne olacak sesim değişir mi konservatuvar atıyorum diyorsan orda bir dur
kendi hayatına yön ver sonra sürece başla.yok ben böyle iyiyim gel gitleri hazır olmadığını gösterir. açılmak ameliyatlar hiç kolay değil.  maddi durum hele ki bulunduğun şehirde olmazsa süreç, epey masraflı. ben iki yılda on defadan fazla ankara'ya gittim. 
iş hayatındaki o kadın erkek üniforması çelişkisi:
uluslararası firmada işim çok iyi terfi ettirecekler maaş yemek kartı yol firmadan. tek bir koşulla:
kadınlar kalem etek gömlek erkekler takım elbise giyecek
işi reddettim 
bizim hayatımız bu belki çoğu insandan daha gayretliyiz zekiyiz elimizden her iş gelir, bir kimliğimizden dolayı hak ettiğimiz yere gelemeyiz.
isim konusu, aklıma ilk gelen isim mehmet idi benim ta sekiz sene evvel. 
bir arkadaşın da aklına üç ay önce gelmiş, bir akrabasından dolayı...

 devamını merak edenler varsa buralardayım dostlar,
sevgiler
mehmet toker






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder